| Profiel van YigitYiğit'in YeriFoto'sWeblogLijsten | Help |
|
29 december Bilim.org Geçmiş zamanlarda, ingilizce içerikli www.ScienceDaily.com sitesinden sizlere bahsetmiştim. Bilimsel haberleri konu alan Türkçe sitelerin yokluğunu her zaman hissetmişimdir. Geçenlerde tesadüf eseri www.Bilim.org sitesini keşfettim. Henüz, fazla inceleme şansım olmasa da Türkçe içerikli böyle bir sitenin varlığından haberdar olmak bile çok güzel.
![]() 27 oktober Albert Einstein'a Dair Albert Einstein'a ait eserler, kişisel yazılar ve çalışmalar hakkında internet üzerinde en kapsamlı arşive sahip olan www.alberteinstein.info sitesi, 43000'den fazla yazılı ve resimli kaynağı beğenimize sunuyor. Albert Einstein'in birçok notunun fotoğraflarına ulaşabileceğiniz, üç üniversite ve bir bağımsız kuruluşun çabaları sonucu oluşturulan dev bir arşiv niteliğindeki bu site, gerçekten de göz atmaya değer nitelikte. 15 oktober Teknoloji Çılgınlığı Bayanların Silikonlarına da El Atacak Teknoloji inanılmaz bir hızla gelişirken, akla hayale gelmeyecek alanlarda da kendine yer edinme çabasıyla bizleri çoğu kez hayrete düşürüyor. Bildiğiniz gibi bayanların göğüslerine taktırdığı silikonlar şu an için görsel bir dekor olmaktan öteye gidemiyor, fakat önümüzdeki 15 yıl içerisinde bu silikonların, sadece estetik bir obje olmaktan çıkıp mp3 parçalarının depolanabileceği bir yer haline getirilmesi düşünülüyor. Tabiki silikonlar için hayaller bununla sınırlı değil; içine yerleştirilecek bir mikroçip sayasinde kalp atışları ve kan basıncının ölçülmesi de bu düşünceler arasında.
Bu haber hakkında daha detaylı bilgiye www.techiediva.com/weblog/2005/10/the_real_boob_t.html adresinden ulaşabilirsiniz.
![]() 03 oktober Oziq'den Yeni Nesil Bilgisayar Oziq firması tarafından üretilen bilgisayar monitör, işlemci, hard disk, ram ve CD-Romun bir arada olmasıyla şu ana kadar üretilmiş olan bilgisayardan ayrılıyor. Aşağıdan da fotoğrafını görebileceğiniz bu bilgisayar, sadece 150 W güç tüketiyor. Aynı zamanda dokunmatik ekrana sahip olan bu bilgisayar, bir ev kullanıcısının ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte. Tabiki bu kadar küçük bir bilgisayardan, yüksek kalitede bir ekran kartına sahip olması beklenemeyeceğinden dolayı oyuncuların bu bilgisayardan uzak durması gerekiyor.
![]() 29 september Philips Readius E-Sayfa Philips'e bağlı bir alt kuruluş olan Polymer Vision tarafından geliştirilen e-sayfalar teknolojinin ulaştığı noktaları görmeniz açısından bir fikir sahibi olmanızı sağlayabilir. Düşük sıcaklık metodu ile organik veya polymer TFT'ler üzerine plastik bir yapı birleştirilmesiyle oluşan bu e-kitaplar, sadece 25 µm (mikro metre) kalınlığında. Bu ürün ve benzer metodlarla oluşturulmuş diğer ürünler hakkında daha detaylı bilgi alabilmek için www.polymervision.com adresine uğrayabilirsiniz.
![]() 10 september Tüketici Hedefli Dış-İskelet (Exo-Skeleton) Ordunun uzun süredir üzerinde çalıştığına dair hakkında duyumlar alınan mekanik dış-iskeletler, güç gerektiren konularda insanların bir numaraları yardımcısı olmak amacıyla tasarlanmasına, karşın şimdiye kadar hedef kitlesi sıradan tüketiciler olan bir ürün geliştirilmemişti. Bu konu üzerinde çalışan Uzak Doğulular, özellikle engelli insanlara yardımcı olması düşüncesiyle sonunda böyle bir ürünü piyasaya sundular. Bakalım ilerleyen günlerde -alttaki resimden de çalışma prensibini az çok tahmin edebileceğiniz- bu ürün ne kadar geliştirilebilecek.
![]() 12 augustus Gökyüzü Neden Mavidir? Google reklamları arasında "Gökyüzü neden mavidir?" soruyla sık sık karşılaşmışsınızdır. Aslında bu soru şu şekilde sorulmuş olmalıydı: "Gökyüzü neden mavi görünür?" . Gökyüzü aslında mavi değildir; güneş ışınlarının atmosferdeki gaz molekülleri ve çeşitli parçacıklara (toz vs...) çarpması sonucu, bu ışınlar kırılır. Işınlar çeşitli dalga boyundaki, farklı ışınlardan oluşur. Mavi ise bu ışınlar arasında dalga boyu en kısa olanıdır. Gökyüzündeki küçük parçacıklara çarpan mavi ışınlar hemen kırılır. Diğer renkteki ışınların kırılması için, bu ışınların daha büyük taneciklere çarpması gerekir. Hava yağmurlu veya çok bulutlu olduğunda gökyüzünün gri görünmesinin nedeni, neredeyse tüm renklerin aynı oranda saçılmasıdır. Gün batımı ve doğumunda gökyüzünün aldığı renk yine bahsi geçen bu kırılma olayının sonucunda ortaya çıkar.
03 augustus Aurora Borealis/Meteor Yağmuru Fotoğrafları Dünya üzerinde şahit olabileceğiniz en güzel görsel şölenlerden biri olan Aurora Borealis ve meteor yağmurlarına ait olan mükemmel fotoğrafları http://www.photon-echoes.com/aurora-meteor_images.htm adresinden görüntüleyebilirsiniz. Eminim çoğunuzun aklında "Peki Aurora Borealis ne demek ?" şeklinde bir soru belirmiştir. Aurora Borealis'ın ne olduğuna dair ayrıntılı Türkçe açıklamaya ve daha fazlasına http://members.fortunecity.com/comread/bilmyn/aurora.html adresinden ulaşabilirsiniz. Resimleri gördükten sonra, bu resimlerin gerçek olduğuna inanmayabilirsiniz; hayallerinizi yıkmak istemezdim ama bu mükemmel resimlerin hepsi gerçek!
27 juli Kanser Tedavisinde Yeni Bir Dönem Önemli Not: Aşağıdaki haber olduğu gibi http://ntvmsnbc.com/news/264665.asp adresinden alınmıştır.
Prof. Dr. Oktay Avcı ve Prof. Dr. Sinan Taş tarafından geliştirilen “Kanser tedavisinde etkinlik ve seçiciliğin sağlandığı” yöntemin kanser tedavisinde yeni bir dönemi başlatacağı belirtildi. Kanser tedavisindeki bu yeni yöntem “European Journal of Dermatology” adlı tıp dergisi tarafından dünyaya “Türkiye’den uluslararası düzeyde öncü gelişme” başlıklı yazıyla duyuruldu.
KANSERİ NORMAL DOKUYA ÇEVİRECEK Prof. Dr. Oktay Avcı, yöntemde kanser tedavisinin bugüne kadarki tedavi yöntemlerinden tamamen farklı, akılcı bir yol izlenerek yapıldığını bildirdi. Avcı, “Bu yöntem moleküler mekanizmaya bağlı tedavilerin dünyadaki ilki. Kanseri normal dokuya çevirecek sinyali bulduk. Yeni tedavi ile alışılagelmiş ilaç ve ışın tedavilerinin hastalarda zorunlu olarak yarattığı zararlara da hiç yol açılmamaktadır” dedi. Kanser tedavisinde klasik hücre öldürücü ilaçların ve ışın tedavisinin temel sorunlarından birinin, kansere karşı yeterince seçici olmamaları nedeniyle, hastanın normal doku ve organlarının da zarar görmesi riski olduğuna dikkati çeken Avcı, şöyle konuştu: “Cerrahi yolla tedavi edilemeyen hastalara verilmek zorunda kalınan alışılagelmiş ilaç ve ışın tedavilerinin erken dönemde yarattığı saç dökülmesi ve kansızlık gibi yan etkilerin arkasındaki temel neden, normal hücrelerin de zarar görmesidir. Vücutta saç dibi ve kemik iliği gibi yerlerdeki normal kök hücreleri klasik kanser ilaçları ve ışınlanmaya karşı özellikle duyarlıdır. Uzun dönemde ışınlama ve klasik kanser ilaçlarının mutajenik/kanser yapıcı (karsinojenik) etkileri başka olumsuzluklar da yaratmaktadır. Ne var ki, cerrahi yöntemle tedavi edilemeyen kanserler karşısında tıbbın elinde bugüne kadar başka seçenek pek olmadı.” NORMAL HÜCRELER ZARAR GÖRMÜYOR Yeni yöntemin deri kanserleri üzerinde geliştirildiğini kaydeden Prof. Dr. Oktay Avcı, 2001 yılında uluslararası patent için gerekli başvuruları yaptıklarını ve gerekli yasal sürelerin sonunda yöntemin tıp dünyasına bilimsel bir makaleyle duyurulduğunu bildirdi. Prof. Dr. Oktay Avcı, bu yöntem kullanılarak tümörlerin olağanüstü bir seçicilik ve etkinlikle yok edilebildiklerinin gösterildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kanser, organizmanın yararlarını hepten göz ardı edip onun kaynaklarını sadece kendi çıkarları için kullanan bir hücreler topluluğu olarak görülebilir. Kısa zamanda çoğalarak normal hücrelerin yaşam olanaklarını olumsuz etkileyen kanser hücreleri, müdahale edilmediğinde organizmayı güçten düşürmekte ve ölüme götürmektedir. Yeni geliştirilen tedavi, kanser hücrelerinin normalde bu farklılıklarının arkasındaki temel moleküler mekanizmaların irdelenerek çözümlenmesine dayanmaktadır. Bu yöntem kullanılarak, tümörlerin olağanüstü bir seçicilik ve etkinlikle yok edilebildikleri gösterilmiştir. Öyle ki, model olarak alınan deri kanserleri hemen yanlarındaki normal hücreler ve kıl kökleri bile zarar görmeden kısa sürede yok edilebilmiştir.” DİĞER KANSER TÜRLERİ İÇİN UMUT IŞIĞI “Moleküler mekanizmalara dayalı tedavi yaklaşımının” diğer kanser türlerine de adapte edilmesinin zaman alacağına dikkati çeken Avcı, “Bu yöntemin başarısı deri kanserlerinde gösterildi, ancak ilacın kullanımının farklı kanserlere adapte edilmesinin ve maliyeti düşürecek seri üretim için her şeyden önce, sürmekte olan uluslararası patent süreçleri ve başka formalitelerin tamamlanmasına gerek vardır” dedi. Yöntemin diğer türlere de uygulanabilmesi ile ilgili ek bilimsel çalışmalara da gerek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Avcı, bunun da yıllar alabileceğini bildirdi. Avcı, “Bu çalışmayla kanser tedavisinde bugüne kadar hiç olmayan bir ölçüde seçicilik ve etkinliğin kapısı açılmış durumda. Açılan bu kapının gösterdikleriyle çok uzak olmayan bir gelecekte belki de tüm kanser türlerinden hastaların kurtulmaları sağlanabilecek” diye konuştu. 26 juli Altın Oran Altın Oran'ın niye diğer sayılardan farklı olduğuna değinmeden önce bu sayının matematiksel tanımı hakkında sizleri bilgilendireyim. Altın Oran, 1 sayısına eklendiğinde kendi karesine eşit olan sayılardan birine verilen isimdir. Bu eşitliği sağlayan iki sayı bulunmaktadır. Bu sayılardan biri 1,618033... iken diğeri ise 0,618033...'tür. Altın oran adını verdiğimiz sayı bu sayılardan 1,618033...'tür. Peki bu sayıya özel olarak bir isim verilmesinin nedeni nedir? birazdan size tanıtacağım sitenin deyimiyle bunun nedeni Altın Oran'ın " günlük yaşantımızda, matematiğin estetik güzelliğe etki ettiği her alanda karşımıza çıkan bir kavram " olmasıdır. www.metu.edu.tr/~e115152/project/nedir.htm adresinde bulunan sitede bu alanların neler olduğu ayrıntılı bir biçimde anlatılmıştır. Örneğin insan vücudundan, bitkilere; eski yapılardan, Leonardo Da Vinci'nin eserlerine kadar birçok yerde bu oran karşımıza çıkmaktadır. Bu konu hakkında daha ayrıntılı bilgi edinebilmek www.metu.edu.tr/~e115152/project/nedir.htm sitesini ziyaret etmeden geçmeyin. Yalnız değinmeden geçemeyeceğim bir nokta var ki, o da bu konuyu okur okumaz Pi isimli filmde söylenen bir cümle aklıma geldiğidir. Bahsi geçen cümle şu şekildeydi "Bir insan bir sayıya kafayı taktıktan sonra, nereye baksa o sayıyı görür". Bunu da ara bir not olarak belirteyim dedim. 19 juli Beynimizin %10'unu kullandığımıza Dair Rivayetler Acaba gerçekten de söylenildiği gibi beynimizin sadece %10'unu mu kullanıyoruz?
Öncelikle şunun belirtilmesi gerekir ki beynimizin %10'unu kullandığımıza dair herhangi bir bilimsel kanıt ortada yoktur. Bu da demek oluyor ki yukarıda bahsi geçen, beynimizin %10'unu kullanabildiğimize dair söylemler tamamen rivayetten ibarettir.
Peki bu rivayetler nasıl ortaya çıkmış?
Bu rivayetlerin kaynağı konusunda kesin bir bilgi sahibi olunmasa da aşağıda maddeler halinde bahsedeceğim nedenlerden dolayı bu rivayetlerin ortaya çıkmış olabileceği düşünülüyor;
a) 1800'lü yılların başında Albert Einstein ve Pierre Flourens 'in yaptığı çalışmalarla ilgili açıklamaların yanlış algılanması
b) William James'in 1908 yılında yazmış olduğu The Energy of Men isimli kitapta yer alan "Kullanımı mümkün olan zihinsel ve fiziksel kaynaklarımızın sadece küçük bir bölümünü kullanıyoruz" şeklinde söylemler
c) Karl Lashley'in 1920li-1930lu yıllarda yapmış olduğu farelerin beyin zarlarının çıkarılmasıyla ilgili deneyler (bu deney sonucunda fareler olağan şekilde yaşantılarını sürdürmüşlerdi ama biliniyor ki bunun insanda gerçekleşmesi imkansız).
Bu konu hakkında http://www.theness.com/articles/brain-nejs0201.html adresinden bir makaleye ulaşabilirsiniz. 06 juli Hubble Uzay Teleskobu Hubble Uzay Teleskobu'nun seyahati boyunca görüntülediği eşsiz fotoğraflara http://heritage.stsci.edu/gallery/galindex.html adresinden ulaşabilirsiniz. Bu fotoğraflarla ilgili detaylı bilgilerin verildiği sitede, ayrıca geçmiş yıllara ait fotoğraf arşivleri de bulunuyor. Siteyi biraz gezerseniz Hubble Uzay Teleskobu hakkında çok detaylı bilgilere sahip olabilirsiniz. Sitenin Duvar Kağıtları (Wallpapers) kısmından, masaüstü boyutuna indirgenmiş bu eşsiz fotoğrafların duvar kağıtlarına ulaşabilirsiniz.
04 juni MSN EncartaMSN Encarta bizlere, çevrimiçi olarak yararlanabileceğimiz, ansiklopedi sınırlarını aşan bir hizmet sunuyor. http://encarta.msn.com adresinde bulunan sitede ansiklopedi, sözlük, atlas, ödev, fakülte, e-öğrenim ve kariyer çalışması bölümleri bulunuyor. Her bir bölüm gerçekten de koca bir kütüphaneye bedel nitelikte. Ansiklopedi bölümünde bir ansiklopedide bulunabilecek her türlü bilgiye ulaşabilirken, sözlük bölümünde çevrimiçi sözlük yanında thesaurus da kullanımıza sunulmuş. Atlas bölümünde dünyanın çeşitli bölgelerini seçerek, bu bölgelerle ilgili son derece detaylı atlas ve haritalara ulaşılabiliyor. Ödev bölümünde ise okullara göre sıralanmış konularla ilgili son derece detaylı kaynaklara ulaşabiliyorsunuz. Fakülte bölümünde merak ettiğiniz bir eğitim kurumu hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirken, e-öğrenim bölümünde akademik bir daldaki tüm konuları detayıyla öğrenebiliyorsunuz, bunun yanında yurtdışı eğitim için şart olan gre, gmat ve benzeri sınavların içeriği hakkında bilgi edinebiliyorsunuz. Bunun yanında site, kariyer planlaması konusunda da kullanıcılarına yardımcı oluyor. Tek bir noktadan sınırsınız bilgiye ulaşmak istiyorsanız http://encarta.msn.com sitesi, kesinlikle sizin aradığınız adres.
17 mei NASA'dan Masaüstünüze Elektron MikroskobuNASA geliştirdiği bilgisayar programı sayesinde biz kullanıcılara mükemmel bir hizmet sunuyor. Bilgisayarınıza indireceğiniz bir program sayesinde birçok seçenek arasından seçeceğiniz örneği elektron mikroskobu altında inceleyebiliyorsunuz. Şu an programda bulunan mevcut örneklere zamanla yenileri eklenerek inceleyebileceğimiz örnek sayısı zaman içinde arttırılacak; bu sayede elektron mikroskobu keyfini bilgisayarımızda sürebileceğiz. Program bir elektron mikroskobunun aklınıza gelebilecek her türlü özelliğini kullanımımıza sunuyor öyle ki seçtiğimiz örneği istediğimiz oranlarda büyültebiliyoruz. Bunun yanında program kullanma kılavuzu ve çeşitli hareketli örnekler barındırıyor. 186 Mb büyüklüğündeki programı aşağıdaki linkten indirebilirsiniz; http://learn.arc.nasa.gov/vlab/download.html
Aşağıda elektron mikroskobu altında incelenen bir örnek görüyorsunuz;
|
|
|